Toplumsal Cinsiyet Hiyerarşisi
30 Oca, 2018 13:18 tarihinde eklendi

Toplumsal Cinsiyet Hiyerarşisi

Toplumsal Cinsiyet Hiyerarşisi

Toplumsal Cinsiyet Hiyerarşisi

Toplumsal Cinsiyet Hiyerarşisi: Connell, erilliğin ve dişilliğin pek çok farklı dışavurumu olduğuna inanmaktadır. Toplum düzeyinde bu karşıt dışavurum biçimleri; tek bir tanımlayıcı öncül etrafında erkeklerin kadınlar üzerindeki egemenliği ilkesi etrafında belli bir hiyerarşisi oluşturacak biçimde düzenlenmiştir. Connell bu hiyerarşi için, erillikler ve dişilliklerle ilgili yapay biçimde oluşturulmuş “ideal tipler” kullanmıştır. Hiyerarşinin tepesinde, toplumdaki diğer tüm erillik ve dişillik biçimlerine baskın olan hegemonyacı erillik yer alır. Hegemonyacı, burada hegemonya -belli bir grubun, zor kullanarak değil. Özel hayattan toplumsal alanlara uzanan bir yelpazedeki kültürel dinamikler yoluyla sağladığı toplumsal baskınlık kavramına göndermede bulunmaktadır. Dolayısıyla, medya, eğitim ve ideoloji gibi alanların hepsi hegemonyanın kurulduğu kanallar olabilirler. Connell’a göre hegemonyacı erillik ilkin ve öncelikle heteroseksüel cinsellik ve evlilikle bağlantılı olmakla birlikte, yetkeyle, ücretli işle ve fiziksel sertlikle de ilişkilidir. Hegemonyacı erilliğin cisimleştiği erkekler arasında eski sinema yıldızı ve California’nın şimdiki valisi Arnold Schwarzenegger’ı, 50 cent gibi rapçileri ve Donald Trump’ı sayabiliriz.

Her ne kadar hegemonyacı erillik, erilliğin ideal bir biçimi gibi görülmekteyse de, toplumda sadece birkaç erkek bu şartları gerçekten taşımaktadır. Yine de, çok sayıda erkek hegemonyacı erilliğin ataerkil düzendeki konumundan yine de faydalanmaktadır. Connell bu durumu “ataerkil kar payı” olarak adlandırmakta ve bu kar payından yararlananların da işbirlikçi erillik durumunu cisimleştirdiğini düşünmektedir.

Eşcinsel Erilliktir

Hegemonyacı erilliğin şemsiyesi altında bir dizi başka madun erillik ve dişillik yer alır. Madun erillikler arasında en önemli olanı eşcinsel erilliktir. Hegemonyacı erilliğin egemen olduğu bir toplumsal cinsiyet düzeninde, homoseksüel erkek, “has erkeğin” karşıtı olarak vardır ve hegemonik erillik idealinin yanından geçmediği gibi, çoğu zaman hegemonyacı erilliğin “kurtulmaya” çalıştığı özelliklerin adeta ete kemiğe bürünmüş halidir. Eşcinsel erillik damgalanır ve erkeklerin toplumsal cinsiyet düzeninin dibinde yer alır.

Connell, dişillik tiplerinin hepsinin hegemonyacı erilliğin şemsiyesi altındaki konumlarda şekillendiğini ileri sürer. Dişillik biçimlerinden biri -vurgulanmış dişillik- hegemonyacı erilliğin önemli bir tamamlayıcısıdır. Erkeklerin arzularını ve ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir ve “itaat, bakım ve duygudaşlık” ile ıralanır. Bu durum genç kadınlar arasında cinsel konulardaki anlayışlılıkla ilişkilendirilirken, yaşlı kadınlar arasında ise annelik anlamına gelir. Connel, Marilyn Monroe’ya vurgulanmış dişilliğin “hem arketipi hem de satiri” olarak göndermede bulunur. Connell, vurgulanmış dişilliğin medyada, reklamlarda ve pazarlama kampanyalarında son derece yaygın biçimde öne çıkarıldığının altını çizer.

Sonuç

Son olarak, ana hatları yukarıda kabaca çizilen vurgulanmış dişillik tipini reddeden başka madun dişillikler de vardır. Fakat bütününde bakıldıkta, vurgulanmış dişilliğin toplumda geleneksel norm olarak korunması için harcanan müthiş çaba yüzünden, geleneğe direnen diğer madun dişillikler seslerini pek fazla duyuramamaktadırlar. Feminisder, lezbiyenler, bekar kadınlar, ebeler, cadılar, fahişeler ve el işçiliği yapan kadınlar, madun olmayan kimlik ve yaşam tarzları geliştirmiş kadınları arasında yer alırlar. Ne var ki bu direngen dişillik tipinin deneyimleri büyük ölçüde “tarihten gizlenmiştir.”

avatar
2 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
eladiryalnizlik Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
eladiryalnizlik
Üye

toplumsal cinsiyet eşitsizliği belkide insanlığın var oluşundan beri devam etmektedir. ama elbette gelişmiş toplumlar bunu er geç kıracaklardır

trackback

[…] Toplumsal Cinsiyet Hiyerarşisi […]