Kapat

Mantıksız Düşünme

Anasayfa
Kişisel Psikoloji Mantıksız Düşünme
Mantıksız Düşünme

Mantıksız düşünme

Mantıksal düşünmenin zor olmasının bir nedeni, sözel muhakemenin ne zaman mantıklı olup ne zaman olmadığını söylemenin güçlüğüdür. Bir başka neden de günlük konuşmaların mantıksal bir kalıpla yapılmayıp (yapılsaydı ne kadar sönük ve renksiz olurdu), kişisel ve güdüsel etkenlerle oluşturulmasıdır. İnsanlar, çoğunluğu mantıklı olma zorunluluğu bulunmayan amaçlar için dili kullanmayı öğrenirler: dergiye abone kaydetmek için, tereddüt eden babalarını ikna etmek için ya da keyfi kaçmış birini neşelendirmek için. Kelimeler ‘’düzgün düşünmek” için nadiren kullanılır.

Sorulara verdiğimiz mantıksız düşünce

Mantıksız olduğumuz zamanlar, sorunumuz “Okuldan nefret ederim.” cevabını veren 6 yaşındaki çocuğun ki ile aynıdır. “Mantık” uyarıcısına serbest çağrışımlarla tepki gösteririz. Bunu en sık olarak da, mantıklı olmak için en fazla çaba harcadığımız zamanlarda yaparız. Serbest çağrışımlar, mantıksal düşünme yerine mantıksız düşünmelere yol açarak muhakememizi saptırır. Belirli bir durumdaki üç etken düşünceyi saptırmada özellikle önemlidir: durumun karmaşıklığı, atmosfer etkisi ve görüş (opinion) etkisi.

Ne durumlarda daha çok mantıksız düşünce sergilenir

Durum ne kadar basitse, insanların mantıklı olma olasılığı o kadar fazladır. Durum karmaşık bir hal aldıkça, mantıksız olma ya da mantıksız sonuçlara ulaşma olasılığı artacaktır. Psikologlar, bu konuyla ilgili deneylerde şu bulguyu elde etmişlerdir: Bir mantıksal yanılım (fallacy) karmaşık bir şekilde sunulursa ya da bir yanılımla birlikte birçok olgu ve ifade de verilirse, kişilerin bu yanılımı görebilme olasılığı azalmaktadır.

Atmosfer etkisi

Kişilerin yanlış vargıları kabul etmelerine neden olabilir. Bu etki, bir dizi önermeyi ifade etmede kullanılan dilin etkisidir. Önermelerin sözel ifadesi, mantıksal doğurgularından bağımsız olarak, insanları şu ya da bu şekilde cevap vermeye eğilimli kılabilir. Örneğin, eğer bir tasımın öncülleri olumlu ise (“Tüm p’ler q, tüm q’lar t’dir” gibi), insanlar “hiçbir” ya da “değildir” şeklindeki olumsuz vargıları reddetme eğilimi gösterirler. Fakat, eğer öncüller biri olumsuz, diğeri olumlu olarak ifade edilecek biçimde ikiye bölünürse, olumsuz vargıların kabul edilme olasılığı artar. Üniversite öğrencilerinde bile, atmosfer etkisi çok sık gözlenmektedir.

Görüş Etkisi

Verilen önermeler güçlü önyargılar, inançlar ya da kanılarla ilişkili olduğu zaman, görüş etkisi denen şey mantıksal düşünmeyi saptırabilir. Bu durumda birey, mantıksal düşünme için gerekli olan ayırımları yapamayabilir. Başka bir deyişle, öncüllerdeki duygusal yükü fazla olan kelimeler muhakemede mantık kurallarının doğru olarak kullanılmasını engelleyebilir.

Sonuç

Sonuç olarak mantık kurallarının, problem çözmemize yardımcı olmalarına karşın, doğru çözümü garantilemedikleri söylenebilir. Çoğu kez, öğrenilmiş çağrışımlarımız ve duygusal tepkilerimiz mantığı yener. Bunun nedenleri psikolojiktir; bireyin öğrenme tarihçesinde yatmaktadır. Böylece insanlar muhakeme yaparken bile, mantıksal olmaktan çok, psikolojiktirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir