Kısa-Süreli ve Uzun-Süreli Bellek
7 Mar, 2018 14:55 tarihinde eklendi

Kısa-Süreli ve Uzun-Süreli Bellek

Kısa-Süreli ve Uzun-Süreli Bellek

Kısa-Süreli ve Uzun-Süreli Bellek

Aslında uzun-süreli bellek; yani saatler, günler, hatta yıllar süren anılarla ilgilidir. Çoğunlukla psikologların ilgi duydukları, öğretmenlerin ise sınıfta güçlendirmeye çalıştıkları bellek türü, uzun süreli bellektir. Fakat bunun yanı sıra bellek süreçleri konusunda bize bazı bilgiler veren ve kısa süreli bellek adıyla anılan bir hatırda tutma türü daha vardır.

Rehberden bir telefon numarası arama durumunu ele alalım. Numarayı bulduğunuzda, onu algılar ve belki de öğrendiğinizi sanırsınız. Fakat rehberi kapayıp numarayı çevirmeye başladığınız zaman, tam olarak hatırlayamadığınızı fark edebilirsiniz. Zira, numara sizin kısa-süreli belleğinizden çıkmıştır. Baktığınız numarayı kısa bir süre sonra bile hatırlamak istiyorsanız, daha fazla çaba göstermeniz, hatta biraz ezberleme yapmanız gerekir. O zaman numarayı tam olarak çevirip, konuşmanızı yapabilirsiniz. Bu noktada numara tekrar zihninizden çıkabilir; çünkü, o an kullanmanıza yetecek kadar kısa bir süre için kısa-süreli belleğinize koymuş, uzun-süreli belleğinize geçirmemişsinizdir. Böylesi kayıpların telefon numaraları gibi anlamsız malzemelerde görülmesi çok olasıdır. Bu tür malzemeyi, sadece bir kez karşılaştıktan sonra devamlı olarak hatırlayabilmek için, genellikle birçok kez ezberden tekrarlamanız, yani ezberlemek için çaba sarf etmeniz gerekir.

Kısa süreli bellek ve uzun süreli bellek arasında ki fark

Kısa-süreli belleğin sığası çok sınırlıdır, oysa uzun-süreli belleğinki çok geniştir. Bu olgu, geleneksel olarak zeka testlerinin bir bölümünü oluşturan bellek uzamı (memory span) testleri ile gösterilebilir. Bu işlemde deneğe öğrenmesi için bir dizi rakam verilir ve bunlardan kaç tanesini hatırlayabildiği saptanır. Normal zekada bir kişi 6-7 rakamı; parlak zekada bir kişi ise 10 rakamı tekrarlayabilir. Her iki miktar da, uzun-süreli bellekte depolayabileceğimiz bilgi miktarına kıyasla çok azdır. Kısa- süreli belleğin sığasını artırmanın bir yolu “kümeleme”dir (chunking). Kümelemede kişi, örneğin dokuz rakamdan oluşan bir listeyi üçlü gruplar haline getirir; ve dokuz rakamdan oluşan bir takım yerine, her biri üçer rakamlı üç takımı hatırlar. Kümeleme, bellek uzamınızı genişletmek için iyi bir yoldur (bir telefon numarasıyla deneyin). Fakat bu işlem, ezberlemede bir strateji’yi benimsemeyi gerektirir.

Kısa-süreli belleğin diğer ilginç bir özelliği de aksatılmaya son derece duyarlı oluşudur. Çoğumuzun bir telefon numarası çevirirken, dikkatimizin başka bir tarafa çekilmesi sonucu yanlış numara çevirdiğimiz olmuştur. Buna karşılık, uzun-süreli bellek bu tür dış etkilere karşı çok daha dirençlidir.

Uzun-süreli bellek ile kısa-süreli bellek arasındaki diğer bir fark, geriye getirme (retrieval) konusunda görülür. Kısa süreli belleğinizde bir şey kaybolmuşsa, sahiden kaybolmuştur. Onu hatırlamaya çalışmanın hiçbir yararı yoktur. Bu durumda yapılacak tek şey, hatırlanacak malzemeye tekrar bakarak belleğinizi tazelemektir. Oysa uzun-süreli bellekte, bir şeyi hatırlama ile geriye getirme arasında fark vardır. Öyle anlar olur ki, bir kişinin ismini çok iyi bildiğiniz halde, söylemeye çalıştığınız an hatırlayamaz, yani geri getiremezsiniz. Aslında bu isim sizin belleğinizdedir; fakat onu oradan çıkaramazsınız. Bu durumda hatırlama çabanız bir sonuç verebilir. İsmi geri getirmek için, tekrar tekrar çaba sarf ederek belleğinizi taradığınızda, çoğu zaman benzer fakat tam doğru olmayan isimler aklınıza gelir. Bir süre sonra doğru isim birden ortaya çıkar. Aradığınız ismi belleğinizden geri getirmişsinizdir. Kısacası, bir şeyin uzun-süreli bellekte olmasıyla, geri getirilmesi birbirinden oldukça farklı şeylerdir.

 

avatar
  Abone ol  
Bildir