Kapat

Kaygı Nedir

Kaygı Nedir

Kaygı nedir

Korku ile kaygı arasındaki fark, kişilik (personality) ve uyumu (adjustment) incelediğimizde
önemle üzerinde duracağımız bir konu olacaktır. Kısaca, psikologlar “korku” terimini, korku nedeninin
bilindiği haller için kullanırlar; bizi korkutanın ne olduğunu biliriz. Diğer yanda kaygı sorunun ne
olduğunu bilmeksizin duyduğumuz, belli belirsiz (vague) bir korkudur.

Kaygı Nedenleri

Kaygı nedenlerinden biri, korkutucu bir uyarıcıyla ilgili bilinçaltı anı’dır (unconscious memory). Korkunun öğrenildiği belirli durum çoğu kez kolaylıkla unutulabilir. Korkutucu durumla ilk çocukluk yıllarında (early childhood), olaylara ilişkin belleğin (memory) çok iyi olmadığı bir dönemde karşılaşmış olabiliriz. Bu durum daha ileri dönemlerde meydana gelmiş olsa bile, üzerinde düşünmek istemediğimiz için korkutucu yaşantıyı reddetmiş (to reject) olabiliriz. Yaşantıyı bilinçsiz olarak “bastırmış” (to repress) olabiliriz ve bunu psikolojik tedavinin (psychotherapy) uyguladığı “deşme” (probing) olmaksızın hatırlamamız mümkün olmayabilir. Yukarıdakilerin her birinin sonucu, gelişimi (development) unutulmuş, öğrenilmiş bir korkudur. Korkunun koşullandığı durumla her karşılaşmamızda, nedenini bilmediğimiz huzursuzluk verici bir kaygı duyarız.

Uyarıcı Genellemesi

Kaygının meydana geliş yollarından bir diğeri ise uyarıcı genellemesi’dir (stimulus generalization). Belirli bir duruma bir davranımda bulunmayı öğrendiğimizde, ilk duruma benzeyen bütün durumlara bir davranım öğrenmiş oluruz. Uyarıcı genellemesi biz farkında olmadan meydana gelebilir; hatta çoğunlukla da bu böyle olur. Sert bir babaya korku geliştiren çocuk, daha sonraları diğer erkekler ile birlikteyken de huzursuzluk ve kaygı duyabilir; çocuk onları babasına benzetir ve belli belirsiz bir korku uyarıcı genellemesi yoluyla bu kişilere aktarılır (to transfer).

Kaygı ve çatışmalar

Bir kişide çatışma (conflict) hali, iki veya daha fazla gereksinimin (need) doyumu aynı anda sağlanamadığı zaman meydana gelir. Bu durum amaca yönelik davranımların (goal directed behavior) önlenmesi veya yavaşlatılmasını, yani kişinin engellenmesini (frustration) içerir. Engellenme veya engellenme korkusu kaygıya neden olur. Özellikle karmaşık (complex) toplumlarda, bireyler çok sayıda çatışma durumu içinde kalabilirler. Ancak bunların tümü üç ana tipe indirgenebilir.

Yaklaşma-yaklaşma (approach-approach)

Çatışması olarak adlandırılan tipte, her biri olumlu (positive) birer amaçla ilgili iki tür gereksinim söz konusudur. Örneğin, kişi kendiniaynı anda hem acıkmış hissedebilir hem de uykusu gelmiş olabilir veya bir basketbol maçına gitmeyle bir davete gitme arasında kararsız olabilir. Birçok kişi için geçerli olan köklü ve uzun süreli bir çatışma, kişinin zamanını hem işinde hem de ailesiyle birlikte geçirmeyi istemesiyle ilgilidir. Yaklaşma-yaklaşma çatışmalarını çözmede (to resolve) genel olarak tutulan yol, söz konusu iki gereksinimin doyumlarının bir ölçüde sağlanmasıdır. Ancak, her iki gereksinimin “biraz” doyuma ulaştırılması, genellikle bunların her birinin doyumunu tam olarak sağlamaz.

Kaçınma-kaçınma

Kişinin iki olumsuz (negative) amaçla karşı karşıya olduğu kaçınma-kaçınma (avoidance-avoidance) tipi çatışmaları çözebilmek daha zordur. Küçük kız ya matematik ödevini yapacak ya da dayak yiyecektir, öğrenci ya iki gününü çalışarak geçirecek ya da başarısızlık olasılığını göze alacaktır. Bir erkek ya sevmediği işte çalışacak ya da aylık gelirini kaybedecektir. Bu kişiler aynı derecede olumsuz iki amaç arasında kalmış durumdadırlar; her iki yön de, kişi için kaygı yaratıcı tehdit niteliğini taşımaktadır.

Kaçınma-kaçınma çatışmalarında genellikle iki tür davranım gözlenir. Bunlardan biri olan bocalama (vacillation), iki olumsuz amaç arasında itilip çekilmeyi içerir. Kişi bir olumsuz amaçtan uzaklaştıkça diğer olumsuz amaca yaklaşır ve bu durumda tekrar birinci amaca doğru itilir ve bu böylece devam eder. Erkek sevmediği işinden ayrılmayı düşünür, fakat sonra da işsiz kalmanın sonuçları aklına gelir. Bu düşünce, işinde kalmasının daha iyi olacağı sonucuna varmasına yol açar. Kaçınma- kaçınma çatışmalarında gözlenen diğer davranım türü ise, durumdan uzaklaşmaya kalkışılması’dır. Ancak, genellikle, kişinin uzaklaşmasını önleyen daha başka olumsuz amaçlar vardır. Matematik ödevini yapmamak ve dayak da yemek istemeyen kız evden kaçmayı düşünebilir. Ancak bu bir üçüncü olumsuz amaç olup yol açtığı korku ile, kızın evde kalmaya devam etmesine neden olur. Nihayet, küçük kız dersini çalışmak yerine fantazi (fantasy) ve düş kurar (to daydream) ve durumdan böylece kaçmaya çalışabilir.

Kaçınma-kaçınma çatışmasını yaşamış kişiler bunu en acı verici çatışma tipi bulmuş olsalar dahi, bir üçüncü çatışma tipi olan yaklaşma-kaçınma (approach-avoidance) çatışması çözümü en güç
olanıdır. Bu çatışmada amaç aynı zamanda olumlu-olumsuz’dur; çeker ve iter. Genç bir kadın bedensel temas (bodily contact) ve cinsel ilişkilere karşı olumsuz bir tutum geliştirmiş olabilir. Aynı zamanda da, evlenmek ve çocuk sahibi olmak isteyebilir. Evlenme noktasına geldiğinde, eş adayı hem olumlu hem olumsuz bir amaç niteliğini taşımaktadır. Bu durumda ya bedensel temasa karşı olan korkuyu ya da evlenmek ve çocuk sahibi olmak yönündeki isteği azaltacak bir yolun bulunması gerekmektedir. Aksi takdirde, bu kadın bir çatışma hali ve buna bağlı kaygı durumunda kalacaktır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sponsor