Kapat

Eşcinselliğe Yönelik Tutumlar

Anasayfa
Toplumsal Psikoloji Eşcinselliğe Yönelik Tutumlar
Eşcinselliğe Yönelik Tutumlar

Eşcinselliğe yönelik Tutumlar

Hoşgörüsüz tutumlar geçmişte öyle çok dillendirilmiştir ki, konunun etrafındaki söylencelerin bazıları ancak son yıllarda dağıtılabilmiştir. Eşcinsellik Birleşik Krallık ve dünyanın dört bir yanında uzunca bir süre boyunca damgalanmıştır.  Homofobi, eşcinsellere ve yaşam tarzlarına duyulan nefrete ve öfkeye ve bu duyguların sonucu olan davranışlara işaret eden ve 1960’ların sonlarında ortaya atılmış bir terimdir.

Homofobi, gay ve lezbiyenlere yönelik olarak sadece düşmanca duygular ve şiddet eylemleri şeklinde kendini göstermekle kalmayan, aynı zamanda Britanya kültüründe yaygın sözlü küfürlerde sözgelimi, heteroseksüel bir erkeği aşağılamak için kullanılan “ibne” ya da “nonoş” gibi terimlerde ya da gay erkekleri küçük düşürmek için kullanılan kadınlıkla ilgili “karı kılıklı” ya da “hanım evladı” gibi terimlerde de kendini çeşitli biçimde ifşa eden bir tür önyargıdır. Her ne kadar eşcinsellik artık daha fazla kabul görür olmuşsa da, homofobi Batı toplumlarında birçok alana sinmiştir; eşcinsellere duyulan düşmanlık pek çok insanın duygusal tavırlarında halen varlığını sürdürmektedir. Eşcinsellerin şiddete maruz kaldıkları ve cinayet kurban gittikleri, vb. vakalar halen fazlasıyla yaygındır.

Neden Eşcinsel Olunur

Bazı erkek gay davranışları erillikle iktidar arasındaki ilişkiyi değiştirmeye yönelik girişimler olarak görülebilir heteroseksüel toplumun eşcinselleri bir tehdit olarak algılamasının nedenlerinden biri belki de budur. Gay erkekler, kendileriyle ilişkilendirilen kadınsı erkek imgesini reddetmeye eğilimlidirler ve bunu iki yolla yaparlar. Birincisi, aşırı kadınsı bir tavır takınmaktadırlar – basmakalıp inançları yansıtan “yumuşak” erilliği benimsemektedirler. İkincisi, bir “maço” imgesi oluşturmaktadırlar. Ne ki bu imgenin geleneksel anlamda eril olması gerekmez; motosikletçiler ya da kovboylar gibi giyinebilir ve erilliğin abartılı bir parodisini sunarlar. Sözgelimi, YMCA şarkısıyla ünlü The Village People gibi 1970’lerin müzik topluluklarını düşünün (Bertelson
1986).

Bazı toplumbilimciler AIDS salgınının eşcinselliğe yönelik yaygın tutumlar üzerindeki etkisini sorgulamışlardır. Bu düşünürler, AIDS salgınının heteroseksüel erilliğin ana ideolojik kaynaklarından bazılarını sarstığını öne sürmektedirler. Sözgelimi, cinsellik ve cinsel davranış, devlet kaynaklarıyla desteklenen güvenli seks kampanyalarından tutun da medyada hastalığın yayılma şekillerine ilişkin yapılan yayınlara kadar, artık kamuda tartışılabilen konular haline gelmiştir.

Salgın, halkın dikkatini evlilik öncesi ve evlilik dışı cinsel ilişkilerin ve toplumdaki heteroseksüel olmayan ilişkilerin yaygınlığına dikkati çekerek ahlaka ilişkin geleneksel tasarımların geçerliliğini sorgulanır hale getirmiştir. Her şey bir yana, eşcinsel insanların görünürlüğünü artırarak heteroseksüelliğin “evrenselliğini” sorgulanır hale getirmiş ve geleneksel çekirdek ailenin almaşıklarının mevcut olabileceğini kanıtlamıştır (Redman 1996). Gelgelelim, bu duruma verilen tepkiler bazen histerik ve paranoyakça olmuştur. Eşcinseller “normal toplumun” ahlaki mutluluğuna yönelik sapkın bir tehlike olarak resmedilmişlerdir. Heteroseksüel erilliğin “norm” olarak korunması için, tehdit olarak algılananın kötülenmesi ve marjinalleştirilmesi gerekmiştir (Rutherford ve Chapman 1988).

Cinsel Yönelim

Gay-Lezbiyen Sivil Haklar Hareketi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir