7 Mar, 2018 15:01 tarihinde eklendi

Bozucu etki

Bozucu etki

Bozucu etki

Daha önce, kısa-süreli belleğin bozucu etkilere çok duyarlı olduğunu görmüştük. Bu durum, aynı derecede olmasa bile uzun-süreli bellekte de söz konusudur. Bozucu etki olayı, belki de, unutmadaki en önemli etkendir. Buradaki bozucu etki, daha önce bahsettiğimiz olumsuz aktarma olayının aynıdır. Fakat burada, öğrenme yerine hatırda tutma olayı söz konusudur.

Olumsuz aktarmada, bir uyarıcı-davranım takımının öğrenilmesi, diğer bir takımın öğrenilmesini aksatmaktadır. Bozucu etki ise, bir öğrenmeden önce ya da sonra yer alan bir başka öğrenmenin, söz konusu öğrenmenin hatırlanmasını olumsuz yönde etkilemesidir. Şayet bu bozucu etki, sonradan yapılan bir öğrenmeden kaynaklanıyorsa buna geriye doğru bozucu etki (retroactive interference); daha önce yapılmış bir öğrenmeden kaynaklanıyorsa ileriye doğru bozucu etki (proactive interference) denir. Diyelim ki, pek çok kişiyle tanıştırıldığınız büyük bir partiye gittiniz.

Toplantı bitene kadar, büyük bir olasılıkla, tanıştırıldığınız kişilerden birçoğunun ismini unutmuş ya da birbirine karıştırmış olursunuz. Akşamın erken saatlerinde işittiğiniz isimleri hatırlama gücünüz, daha sonra işittiğiniz isimlerin bozucu etkisinde kalmıştır; bu geriye doğru bozucu etkidir. Diğer taraftan, daha sonra tanıştığınız insanların isimlerini de oldukça zor hatırlarsınız; çünkü, daha önce pek çok isim duymuşsunuzdur. Bu da ileriye doğru bozucu etkidir.

Deney

İleriye ve geriye doğru bozucu etki olayları laboratuvarda, birbirinden az farklı iki deney deseni ile incelenebilir (McGeoch ve Irion, 1952). Her iki durumda da bozucu etki olmaksızın hatırda tutmayı gösteren bir kontrol grubu ile bununla karşılaştırılacak, bozucu etkiye maruz kalan bir deneysel grup vardır. İleriye doğru bozucu etki deseni şöyledir:

Kontrol grubu-Dinlenme- Öğrenme 2- Öğrenme 2’nin hatırlanması
Deneysel grup-Öğrenme 1-Öğrenme 2 -Öğrenme 2’nin hatırlanması

Bu desendeki 1 ve 2 sayıları birbirinden farklı öğrenme işlemlerini tanımlar. İkinci öğrenmenin hatırlanması, deneysel grupta kontrol grubuna kıyasla daha düşük ise, bunun nedeni ileriye doğru bozucu etkidir. Çünkü deneysel grup daha önce 1. öğrenmeyi yapmıştır. Geriye doğru bozucu etki deseni ise şöyledir:

Kontrol grubu-Öğrenme 1- Dinleme -Öğrenme 1’in hatırlanması
Deneysel grup- Öğrenme 1 -Öğrenme 2 -Öğrenme 1’in hatırlanması

Deneysel grup 1. öğrenmeyi kontrol grubu kadar iyi hatırlayamazsa; bunun nedeni, 2. öğrenmeyi yapmanın 1. öğrenmenin hatırlanması üzerindeki geriye doğru bozucu etkisidir.

sonuç

Bu tür deneyler, genellikle bozucu etkinin görülmesiyle sonuçlanır. Bu etkinin görülüp görülmemesi, iki öğrenme işlemi arasındaki benzerliğe bağlıdır. Yukarıdaki desenler ve çeşitli öğrenme işlemleri kullanarak yapılan deneyler sonucunda psikologlar, bozucu etki olayının ne zaman olacağına dair belirgin kurallar ortaya koymuşlardır.

  1. Eğer deneysel grup tarafından ek olarak yapılan öğrenmedeki malzeme, yani araya giren malzeme diğerine çok benzer ise, bozucu etki çok az olacaktır. Hatta bu durumda, olumlu aktarma dahi olabilir. Bunun nedeni, ek öğrenmenin yapılmasının, diğer öğrenme için ek tekrarlar yapma yerine geçmesidir.
  2. Şayet iki öğrenme birbirinden çok farklı ise, bozucu etki çok az, fakat yine de öğrenmelerin çok benzer oldukları durumlara kıyasla daha fazla olacaktır. Bunun nedeni, birbirine benzemeyen iki işlem arasındaki olumlu ya da olumsuz aktarmanın çok az olmasıdır.
  3. İki öğrenmenin biraz benzer olduğu durum, en fazla bozucu etkiyi yaratacaktır. Çünkü bu durumda denekler, ara öğrenmeleri ile diğer öğrenmelerini karıştırma eğilimi gösterirler.

Siz de, üniversitede değişik konular için çalışma programınızı hazırlarken bu kurallardan yararlanabilirsiniz. Aslında 1. kural dikkate alınmayabilir; çünkü öğrenciler, bir konuyu çalışmanın, bir diğerini çalışmanın yerini tutacağı kadar benzer konularla nadiren karşılaşırlar. Fakat 2. ve 3. kural, çalışılan konular arasındaki bozucu etkiyi en aza indirmede yararlı olabilir. Bunun için, çalışırken, Almanca ve fizik gibi çok farklı konuları bir araya getiren bir program yapmanız yerinde olur. Buna karşılık, psikoloji ve sosyoloji gibi benzer konuları arka arkaya çalışmaktan mutlaka sakınmanız gerekir.

avatar
  Subscribe  
Bildir