Kapat

Birincil ve İkincil Pekiştirme

Anasayfa
Genel Psikoloji Birincil ve İkincil Pekiştirme
birincil ve ikincil pekiştirme

Birincil ve İkincil Pekiştirme

 

Bu noktaya kadar çoğunlukla “ödül” ve “ceza”dan söz ettik. Oysa modern psikologlar bu kelimeleri
pek kullanmazlar. Bunların yerine daha genel bir terim olan “pekiştireç” (reinforcer) terimini kullanırlar.
Pekiştireç bir davranımı kuvvetlendiren herhangi bir uyarıcı; pekiştirme (reinforcement) ise bir
davranımın kuvvetlendirilmesidir. Ödül olumlu (positive) bir pekiştireç, ceza ise olumsuz (negative)
bir pekiştireçtir. Ancak ikisinde de, öğrenmenin anahtarı pekiştirmedir: Eğer bir durumda pekiştirme
yoksa ya da uygun zamanda ve uygun şekilde uygulanmazsa, gözlenebilir bir öğrenme olmaz. Ancak
daha ilerde göreceğimiz gibi, ayırt etmeyi öğrenme bazen pekiştirme yapılmadan da yer alabilir.

Klasik ve Edimsel koşullanma

Pekiştirme teriminin klasik ve edimsel koşullama daki anlamları birbirinden biraz farklıdır. Klasik koşullama da
pekiştirme, belirli bir koşulsuz davranımı (UR) uyandıran koşulsuz uyarıcının (US) verilmesidir.
US nötr bir uyarıcıyla (CS) eşleştirildiği zaman, pekiştirme, CS’nin UR’ye bağlanmasına
neden olur. Böylelikle de UR, koşullu davranım (CR) hâline gelir.

Edimsel koşullamada ise, US tarafından pekiştirilecek belirli bir UR yoktur. Burada pekiştirme,
belli bir durumda yapılan davranımlardan birinin, olumlu ya da olumsuz bir pekiştireçle kuvvetlendirilmesidir.
Bir davranımı pekiştirebilmesi için, olumlu pekiştirecin güdüye uygun olması gerekir; hayvan
açsa uygun pekiştireç yiyecektir. Olumsuz pekiştireç ise hem güdüleyicidir, yani hayvanın kaçmaya
ya da kaçınmaya çalışmasını sağlar; hem de pekiştiricidir. Köpeğin elektrik şokundan kaçınmayı
öğrendiği deneyde pekiştirici olan şey, ceza korkusunun azalmasıdır.

Birincil Pekiştirmeler

Pekiştirme kavramı birincil ve ikincil pekiştirme olarak ikiye ayrılabilir. Birincil pekiştirme (primary
reinforcement), öğrenilmiş olmayan, birincil pekiştireçlerle yapılan pekiştirmedir. Şok ya da herhangi
başka bir nahoş uyarıcı, doğal ve öğrenilmiş olmayan birincil bir (olumsuz) pekiştireçtir. Yiyecek
de aç bir hayvan için öğrenilmiş olmayan, birincil bir (olumlu) pekiştireçtir.

İkincil Pekiştirmeler

Diğer taraftan, ikincil pekiştirme (secondary reinforcement), öğrenilmiş, ikincil pekiştireçlerle yapılan
pekiştirmedir. İkincil pekiştireçlerin öğrenilmesinde geçerli olan kural, herhangi bir uyarıcının
birincil bir pekiştireçle eşleştirilmesi kuralıdır. Görüldüğü gibi bu, klasik koşullamadaki kuralın aynıdır.
Demek ki nötr bir uyarıcı, birincil bir pekiştireçle eşleştirildiği için, klasik koşullama yoluyla, ikincil
pekiştireç hâline gelmektedir.

skinner kutusu

Skinner kutusu Edimsel kutu

Edimsel kutu ve pekiştireç

  • Şimdi bir ratın edimsel kutuya konduğunu farz edin. Ancak bu kez deneyci, hiç olmazsa başlangıçta, ratın
    manivelaya basmasını sağlamakla ilgili değildir. Bunun yerine rata, birçok kez tekrarlanan şöyle bir işlem uygular: önce bir zil çalar, hemen arkasından da yiyecek kutusuna bir yiyecek parçası düşürür. Bu işlem ilk kez uygulandığında rat zil sesiyle yiyecek arasındaki ilişkiyi algılamaz. Fakat kutunun içinde dolaşırken yiyecek kabındaki yiyeceği bulur ve kısa sürede kabın başında durup yiyeceğin düşmesini beklemeyi öğrenir. Bu bekleme sırasında da zille yiyeceğin gelişini birbirine bağlamaya başlar. Yavaş yavaş, zilin çalması “yiyecek yolda” anlamını kazanmıştır. Böylece rat artık zil sesini beklemeye başlar. Tekrarlar arasında, yiyecek kabına pek dikkat etmeden kutunun içinde dolaşır; fakat zil çalınca yiyeceği almak için kabın başına koşar. Zil artık yiyecek yerine geçen ikincil bir pekiştireç hâline gelmiştir. Ancak, ikincil pekiştirmenin anlamını tam olarak gösterebilmek için deneye ikinci bir aşama eklemek gerekir. Bu aşamada ikincil pekiştireç (zil), manivelaya basma davranımı için tek başına ödül olarak kullanılmalıdır.
  • Deneyin bu ikinci aşamasında yiyecek kutusu devreden çıkarılır ve elektriksel bağlantılar o şekilde ayarlanır
    ki manivelaya basılması zilin çalmasına neden olur. Daha sonra deneyci, rata manivelaya basmanın öğretildiği deneydeki işlem yolunu uygular, ancak bu kez ratın tek ödülü zil sesidir. Önemli olan nokta, yalnızca bu zil sesinin, hayvanın öğrenmesini sağlamak için yeterli oluşudur. Zil sesi öğrenilmiş bir ikincil pekiştireç hâline gelmiştir ve pekiştirici gücü öğrenmeyi sağlayacak düzeye erişmiştir. Hayvan sadece zil sesini duyduğu için manivelaya basmaktadır. Tabii ki zil sesi birincil pekiştireç olan yiyecek kadar güçlü değildir ve hayvan bu pekiştirme ile davranımı yapmaya sonsuza kadar devam etmez; ama yine de zil pekiştireç rolünü oynamaktadır.

ÖZET

İkincil pekiştireç, birincil bir pekiştireçle ilişkili hale gelmiş olan bir uyarıcıdır. Bu iki uyarıcı
arasındaki bağ yeterince güçlü hale gelince, önceleri nötr olan uyarıcı bir davranımı kuvvetlendirmek
üzere ödül olarak kullanılabilir. Modern toplumda ikincil pekiştireç için en iyi örnek paradır.
Birincil güdüleri doyuracak birçok şeyin (birincil pekiştireçler) satın alınmasını sağladığı için para,
ikincil pekiştirici güç kazanır. Ondan sonra da çalışma (edimsel davranış) için ödül olarak kullanılır.

kaynak

(CLİFFORD TMORGAN)(PSİKOLOJİYE GİRİŞ)

 

“Birincil ve İkincil Pekiştirme” üzerine 2 yorum

  1. Ballı Soprano says:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir