Kapat

Bilişsel Öğrenme

Anasayfa
Genel Psikoloji Bilişsel Öğrenme
Bilişsel Öğrenme 2

Bilişsel Öğrenme

İnsan öğrenmesinin söz konusu olduğu durumların hepsinde değilse bile çoğunda, daha önce bahsettiğimiz klasik ve edimsel koşullamayı incelerken ele aldığımız türden işlemler yoktur. İnsanlar bazı şeyleri sadece bunlara maruz kalarak öğrenirler. Örneğin dün akşam televizyonda haberleri izlemişseniz büyük bir olasılıkla bir şeyler öğrenmişsinizdir; ve bunları başka birisine anlatabilirsiniz. Şimdi bu yazıyı okurken de ne klasik koşullamaya ne edimsel koşullamaya ne de kaçma koşullamasına benzeyen bir durumda öğrenme yapmaktasınız. Bilişsel öğrenme durumunun özelliği, yeni bilgilerin depolanması (storing) ve eski bilgilerin yeni anlamlar ve bağlar (associations) kazanmasıdır.

Bilişsel öğrenme hakkında

Pekiştirecin açık biçimde kullanılmadığı ve ağırlık noktasını bilgi depolama ve işlemenin (processing) oluşturduğu öğrenme durumları için bir ad bulmak gerekir. “Bilişsel” (cognitive) kelimesi psikologlar tarafından, duyu organlarından gelen girdilerin (input) işlenmesini ifade etmek için kullanılan bir kelimedir.

“Öğrenme” ise daha önce de gördüğümüz gibi, davranışlarda yaşantı sonucu meydana gelen oldukça devamlı bir değişikliktir. Bu iki terimin tanımını bir araya getirince “bilişsel öğrenme”nin (cognitive learning) tanımını elde ederiz: bir insan ya da hayvanın, geçirdiği yaşantı sonucu, bilgiyi işleme tarzında meydana gelen değişiklik. Diğer bir deyişle bilişsel öğrenme, geçmiş yaşantılar sonucu olayların anlam değiştirmesidir. Bilişsel öğrenme üst düzeydeki hayvanlarda da görülür; fakat bu çeşit öğrenme özellikle insanlar için önemlidir.

Yer Öğrenme

Bilişsel öğrenmeye ilişkin bazı deneylerde “önemli olan kafanın içindekidir”. Öğrenecek kişiye birbirine bağlanacak olaylar gösterilir, fakat belirli davranımlar için pekiştirme yapılmaz. Hatta, her zaman olmasa bile genellikle, bilgiler verilirken deneğin hiç hareket etmemesi de sağlanır. Bu durumda öğrenme olur mu? Bu sorunun cevabı “evet”tir.

Bu çeşit deneyler genellikle çevredeki nesnelerin mekan içindeki yerleriyle ilgili olduğundan, deneğin çevreyle ilgili bir mekansal harita ya da bir bilişsel harita (cognitive map) oluşturduğu söylenir. Bu tür öğrenmeye yer öğrenme (place learning) de denir. Menzel (1973) yer öğrenmeyi ve bilişsel haritanın oluşmasını örnekleyen şöyle bir deney anlatmaktadır.

Şempanze deneyine burdan bakabilirsiniz=>Şempanze deneyi 

taklit ve örnek alma

Taklit ve Örnek Alma

Taklit ve Örnek Alma

İnsan öğrenmesindeki yeri çok önemli olan diğer bir bilişsel öğrenme türü de başka bir bireyi taklit etme (imitation) ya da türün başka bir üyesinin davranışlarını örnek almadır (modeling). Bir kişi başkasının bir şey söylediğini duyar ya da yaptığını görür ve onu kopya etmeye çalışır.

Türe Göre Taklit

Neyin taklit edilebilir olduğu türe özgü yeteneklerle belirlenir. Bazı kuşlar, örneğin papağan, insanların konuşmasını taklit edebilir. Bazı kuşlar da ötüşlerini türlerinin daha yaşlı üyelerini dinleyerek geliştirirler. Şempanzeler ise genellikle birbirlerinin hareket ve jestlerini taklit ederler. Çocuklar da kelimeleri söylemeyi, bir ölçüde, ana-babalarını ve başka çocukları duyarak öğrenirler. Bölüm 16’da ayrıntılı olarak tartışılan sosyalleşme süreci de büyük ölçüde başkalarının davranışlarını taklit etmedir.

Taklit ve Örnek alma

Taklit ve Örnek alma

Taklit ve Örnek Alma psikologların yanılgısı

Uzun yıllar psikologlar, taklidi klasik ve edimsel koşullanmanın bir bileşimi olarak açıklamaya çalışmışlardı. Oysa modern psikologlar taklit ya da örnek almayı, bazı hayvan türlerinin sahip olduğu, doğuştan gelen bir yetenek olarak görmeye başlamışlardır. Yeni görüşe göre söz konusu hayvanların, başkalarının davranımlarını algılayarak aynını yapma konusunda doğuştan gelen bir yetenekleri vardır.

Kavrama Yoluyla Öğrenme

Kavrama Yoluyla Öğrenme

Kavrama Yoluyla Öğrenme

Tipik bir kavrama (insight) deneyinde bir problem sorulur, görünürde hiçbir ilerleme olmadan bir süre geçer, sonra çözüm birdenbire gelir. Kavrama yoluyla öğrenmenin (insight learning) bir eğrisi çizilecek olursa, önce hiçbir öğrenme belirtisi görünmez; sonra da birdenbire tam ya da hemen hemen tam öğrenme görülür. Kavrama yoluyla öğrenmenin bir özelliği de benzer durumlara büyük ölçüde genellenmesidir.

Kavrama olayı şempanzelerle yapılan birçok deneyde gösterilmiştir. Bu deneylerin en basitleri,
hayvanın elle ulaşamadığı yiyeceği bir sopa kullanarak almasını gerektiren deneylerdir. Aşağıdaki
alıntı Nueva adlı bir şempanzeyle yapılan böyle bir deneyi betimlemektedir:

  • Nueva deneyi
  • Nueva gelişinden üç gün sonra test edilmiştir. Henüz diğer hayvanları tanımamıştır ve bir kafeste tek başına kalmaktadır. Kafesine küçük bir sopa sokulur. Nueva bu sopayla yerleri kazır, muz kabuklarını iterek bir yığın hâline getirir, sonra da önemsemez bir tavırla sopayı kafesin parmaklıklarından dışarıya, aşağı yukarı 75 santim uzaklığa atar. On dakika sonra kafesin dışına ve Nueva’nın ulaşamayacağı bir uzaklığa bir meyve konur. Hayvan önce meyveye uzanmaya çalışır fakat tabii başaramaz.
  • Bunun üzerine şempanzelere özgü şikayetlere başlar: dudaklarını, özellikle alt dudağını sarkıtır, gözlemciye yalvaran bakışlarla bakar, ağlama sesleri çıkarır ve son olarak da başka durumlarda da gözlenen en açık çaresizlik davranışını gösterir; kendini sırt üstü yere atar. Böylece kâh yakınmalarla, kâh yalvarmalarla geçen bir süreden sonra (meyvenin sunulmasından itibaren aşağı yukarı 7 dakika sonra) birdenbire sopaya bakar, yakınmalarını keser, sopayı yakalar, kafesin dışına uzatır ve biraz beceriksizce de olsa muzu elle ulaşılabilecek bir mesafeye getirmeyi başarır. Üstelik Nueva bu işi yaparken sopanın ucunu hemen hedef-nesnenin ötesine yerleştirmiştir. Ayrıca sopayı sol elinde tutmayı tercih etmiştir. (Köhler’den biraz değiştirilerek alınmıştır, 1925, s. 32-33).
sonuç

Bu betimlemenin en önemli noktası, hayvanın sopaya birdenbire bakması ve hemen ardından
sopayı uygun şekilde kullanmasıdır; yani deneme-yanılmalarla uğraşmadan kavramalı bir davranış göstermesidir.

Öğrenme Kurulumları

Bir problem kavrama yoluyla çözülürken neler olup bitmektedir? Bu konuda belli başlı iki açıklama vardır. Bunlardan biri, yaşantılarımızın algısal olarak yeniden düzenlenmesi (perceptual reorganization) sayıltısından (assumption) hareket eder. Bu açıklamaya göre, nesne ve olaylarla ilgili yeni ilişkiler ve anlamlar birdenbire görülür. Yeni ilişkiyi kavrayıp algılayan birey “Hah!” der. O andan itibaren artık çevreyi yeni bir ışık altında görmektedir.

Kavrama ile öğrenme

Kavramada, algısal düzenlemeden başka bir şey daha söz konusudur: öğrenme kurulumu
(learning set). Öğrenme kurulumu laboratuvarlarda ve daha çok hayvanlarda incelenmiştir. Bu
amaçla hayvanlara, çocukların çeşitli öğrenme yaşantılarına benzer yaşantılar sağlanır. Örneğin,
öğrenmenin bir problemden diğerine aktarılışını incelemek isteyen deneyci, hayvanlara bir dizi
problem sunar. Maymunlarla yürütülen böyle bir çalışma programında hayvanlara, her biri için altı tekrar hakkı tanınan bir dizi öğrenme problemi sunulmuştur. Dizideki problem sayısı her maymun için 344’e kadar çıkmıştır.

Kullanılan problemlerin çoğu ayırdetme problemleridir. Yani maymunlar, örneğin, bebek ya da oyuncak otomobil yerine tütün kutusunu seçtiklerinde ödüllendirilmişlerdir. Bu yolla deneklerin pek çok ayırdetme öğrenmeleri sağlanmıştır.

Deney sonucu

Böyle bir programın uygulanması sırasında, deneklerin öğrenme hızlarının giderek arttığı gözlenmektedir. Denekler ilk problemlerde çok az gelişme gösterirlerken, daha sonraları çözümü çok daha çabuk kavramaya, yani öğrenmeyi öğrenme’ye (learning to learn) başlamaktadırlar. Diğer bir deyişle öğrenme kurulumları oluşturmaktadırlar. (İlk tekrar adeta yönerge vermeye yarayan bir tekrardır; hangi uyarıcının doğru hangisinin yanlış olduğunu ortaya koyar.

Ayırdetme bir tekrarda öğrenilmiş olsa bile, bu öğrenme kendisini ancak ikinci tekrarda gösterebilir). Sonuç olarak, maymunlarda öğrenmeyi öğrenme ilk tekrarlardaki hemen hemen rastlantısal düzeyden (% 50) son tekrarlardaki hemen hemen % 100’lük düzeye ulaşmıştır. Aynı problem dizisiyle test edilen çocuklarsa daha yüksek bir başarı düzeyiyle işe başlamışlardır. Ayrıca, çocukların öğrenmeyi öğrenme eğrileri de daha hızlı bir öğrenme yaptıklarını göstermektedir.

Burada çocukların ve maymunların öğrendikleri şey bir oyunun kurallarıdır. İlk tekrarda denek
sadece neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamaktadır. Fakat asıl önemli olan, gerek bu ilk tekrarda gerek daha sonraki tekrarlarda bir kuralın öğrenilmesidir: İlk cevabın doğruysa aynı cevaba devam et, yanlışsa öbür cevaba geç.

Bilgili deneklerin acemi deneklere kıyasla daha çabuk ve daha verimli şekilde öğrenmelerini
sağlayan şey, öğrenme oyununun kurallarını bilmeleridir. Bilgili denekler sadece önceki uyarıcılardan genelleme yapmakla kalmazlar, bir öğrenme probleminin nasıl ele alınacağı konusundaki tavırlarını da bir problemden diğerine aktarırlar. Bunun sonucunda da o kadar çabuk öğrenirler ki problemin çözümünü hemen “kavradıkları” izlenimini verirler. Yukarda sözünü ettiğimiz türden deneyler, bu çok çabuk öğrenmelerin ya da kavramaların aslında ne olduğunu ortaya koymaktadır. Söz konusu olan şey, problem çözmeyle ilgili eski yaşantıların yeni bir duruma aktarılmasıdır; bu aktarma da deneğin problemi hemen anlamasına ve kolaylıkla çözmesine olanak sağlamaktadır.

 

Özet

“Bilişsel öğrenme” yaşantı sonucu bilginin işlenişinde meydana gelen değişme olarak tanımlanır.
Bu olayın varlığı, yer öğrenme ve bilişsel haritaların oluşması konularındaki araştırmalarla gösterilmiştir. Bilişsel öğrenme yoluyla, başka kişileri model alıp onların davranışlarını taklit edebiliriz. Kavrama yoluyla öğrenme de bir tür bilişsel öğrenmedir ve bireyin, yaşantılarını algısal düzeyde yeniden örgütlemesi şeklinde tanımlanabilir. Ayrıca kavrama yoluyla öğrenme, bir ölçüde, bireyin daha önceki öğrenmelerinden yaptığı aktarmalarla da açıklanabilir; yani bireyin daha önceki yaşantıları sırasında öğrenme kurulumları geliştirdiği, diğer bir deyişte öğrenmeyi öğrendiği ve yeni öğrenme durumunda bunlardan yararlandığı düşünülebilir.

Kaynak (Clifford t. morgan) (Psikolojiye Giriş)

“Bilişsel Öğrenme” üzerine 1 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir